Ali Smith, beş yaşındayken annesinin, zengin bir armatör olan babası Tekin Mirkelamoğlu tarafından öldürülmesine tanıklık etmiş acılı bir gençtir. O dehşet gecesinde bir yük gemisinin aşçısı olan Rauf (Ali'nin deyimiyle Rauf Anne) tarafından kurtarılmış ve gemilerde büyütülmüştür. Yirmi yıl boyunca denizlerde yaşayan Ali, birçok dil öğrenmiş, başarılı bir boksör ve denizci olmuştur. Ancak annesinin ölüm acısını unutamadığı için İstanbul’a geri dönmeyi kesinlikle reddetmektedir. Ali'nin hayatı, çalıştığı geminin İstanbul limanına yanaşmak zorunda kalmasıyla tamamen değişir. Ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenen Rauf, Ali'nin geçmişiyle yüzleşmesi ve eski bir boks şampiyonu olan Şahin Vargı'yı bulması için bu yolculuğu özellikle tezgahlamıştır. İstanbul'a ayak bastığı ilk gün Ali, kader ortaklığı yapacağı Derin Mirkelamoğlu ile karşılaşır. Derin, Ali'nin annesinin katili olan Tekin'in kızıdır. Hayatı babasının kuralları ve zoraki evlilik baskısıyla çevrili olan Derin, dans tutkusunun peşinden gitmek isterken kendi nişanından kaçar ve Ali ona yardım eder. Bu tesadüfi karşılaşma; büyük bir aşkın, intikam arayışının ve geçmişten gelen karanlık aile sırlarının kapısını aralayacak, her iki genci de şehrin girdabına çekecektir.