Dizi; ülkenin en ünlü psikiyatristi, üniversite hocası ve reyting rekortmeni bir televizyon programcısı olan Can Manay’ın hikayesini anlatır. Can, insan psikolojisini adeta bir satranç tahtası gibi yöneten, karizmatik, güçlü ve kusursuz bir manipülatördür. Ancak bu parlak imajın arkasında, geçmişindeki karanlık sırları saklayan, kontrol tutkunu bir sosyopat yatmaktadır. Can Manay'ın lüks ve düzen üzerine kurulu hayatı, yeni taşınacağı sitenin yan villasında yaşayan Duru'yu görmesiyle tamamen değişir. Duru, konservatuvarda okuyan, dansına aşık, geleceği parlak bir balerindir. Hayatını, aynı evde yaşadığı sevgilisi Deniz ile paylaşmaktadır. Deniz ise ticari başarıyı reddeden, sanatsal omurgaya ve katı ideallere sahip dahi bir müzisyen ve akademisyendir. Duru’yu "altın oran" (Fi) olarak gören ve ona karşı önlenemez, marazi bir takıntı beslemeye başlayan Can Manay, çiftin hayatına sızmak için hemen yanlarındaki evi satın alır ve soğuk bir psikolojik savaş başlatır. Can, mesleki dehasını kullanarak Duru’nun sahne hırslarını gıdıklar, Deniz’in ise tavizsiz idealizmini açmaza düşürerek çiftin ilişkisini içeriden çürütmeye başlar. Madalyonun diğer yüzünde ise, Can Manay'ın geçmişinin peşine düşen genç іnternet gazetecisi Bilge vardır. Bilge, Can'ın akıl hastanesine uzanan karanlık geçmişini deşmek için hayatını tehlikeye atar. Azra Kohen’in ünlü Fi-Çi-Pi kitap üçlemesinden uyarlanan dizi; aşkın ötesindeki saplantıyı, gücün insanı nasıl yozlaştırdığını ve tutkunun peşinden giden ruhların nasıl birer birer küle dönüştüğünü anlatan cesur bir psikolojik gerilimdir.



























