Dizi, taşrada doğmuş, babası tarafından evlatlıktan reddedildikten sonra yetimhanede büyümüş, otizm ve savant sendromu olan dahi doktor adayı Ali Vefa’nın hikayesini anlatmaktadır. Çocukken abisini trajik bir kazada kaybeden Ali'ye, onu evlat gibi büyüten ve tıp fakültesini bitirmesini sağlayan Adil Hoca sahip çıkmıştır. Ali, tıp alanında kusursuz bir fotoğrafik hafızaya, anatomi bilgisine ve diğer cerrahların göremediği detayları üç boyutlu olarak hayal edebilme yeteneğine sahiptir; ancak insanlarla göz teması kurmakta, duyguları anlamakta ve dokunulmakta büyük zorluklar çekmektedir. Adil Hoca, Ali’nin İstanbul’daki elit Berhayat Hastanesi'nin cerrahi bölümünde altı aylık deneme süresiyle asistan olarak işe başlamasını sağlar. Fakat başta hastanenin yıldız cerrahı Ferman olmak üzere, yönetim kurulu ve diğer doktorlar bu karara şiddetle karşı çıkar. Onlara göre, sosyal becerileri olmayan ve kriz anlarında nasıl tepki vereceği bilinmeyen bir otizmli, ameliyathanede bir saatli bombadır. Ali, büyük şehrin ve devasa bir hastanenin acımasız çarkları arasında tek başına kalır. Meslektaşlarının önyargıları, hastaların güvensiz bakışları ve hastane içi entrikalarla mücadele ederken, onun temiz kalbini gören ve ona elini uzatan ilk kişi asistan doktor Nazlı olur. Ali, her bölümde tıbbi dehasını konuşturup kimsenin cesaret edemediği ameliyatları başarıyla tamamladıkça, sadece hastaların hayatını kurtarmakla kalmaz; başta Ferman olmak üzere tüm hastane personelinin kalbine dokunarak onlara empatiyi öğretir ve kendisinin bir "mucize" olduğunu kanıtlar.


























